Advert
Advert

TBMM Başkanı Şentop: Erdoğan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden de çekilebilir

Meclis Başkanı Şentop, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istediği uluslar arası anlaşmalardan çekilebileceğini söyledi. Şentop'un Montrö Boğazlar Sözleşmesi örneği vermesi dikkat çekti.

TBMM Başkanı Şentop: Erdoğan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden de çekilebilir
TBMM Başkanı Şentop: Erdoğan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden de çekilebilir Güzel Vatan Gazetesi
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, katıldığı bir televizyon programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması konusunda değerlendirmelerde bulunan Şentop, Cumhurbaşkanı'nın istediği uluslar arası anlaşmadan kararname ile çıkabileceğini ileri sürdü.

Şentop'un Montrö Boğazlar Sözleşmesi örneği vermesi dikkat çekti.

İşte Şentop'un gündeme bomba gibi düşen o açıklaması:

"Cumhurbaşkanı, İstanbul Sözleşmesi'nden kararname ile çekildiği gibi Montrö'den de diğer uluslararası anlaşmalardan da çekilebilir."

Şentop'un açıklamaları şu şekilde:

"MECLİS'İN 'UYGUN' BULMASI 'ONAYLAMA' İZNİNİ VERİYOR"
Milletlerarası antlaşmaların hukuk sistemimizde nasıl onaylandığı, bunlardan nasıl çıkılacağına dair konularda bugün yazan arkadaşlar daha önce de makaleler yazmış. O zaman söylediklerinle bugün yazılanlar arasında çelişkiler var. Anayasa'nın 90. maddesine göre üç adım var. Birinci adım imzalanma aşaması. Bu yürütmenin yetkisindedir bizde. Ya Dışişleri Bakanı, hükümet yetkilisi veya diplomat imzalar. İkinci aşaması anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunması. Bu parlamento yetkisindedir. Bunu biz kanunla yapıyoruz. Üçüncü aşama onaylanma aşaması. Burada da yetki daha önce Bakanlar Kurulu'ndaydı şimdi yeni sistemde Cumhurbaşkanında. Cumhurbaşkanı onayladıktan sonra yürürlüğe girer. Meclis'in uygun bulması onaylama izni veriyor. Cumhurbaşkanı onaylamayabilir. Parlamento aşaması onaylamayı zorunlu kılan bir aşama değildir. Mesela Romanya ile Serbest Ticaret Anlaşması yapmışız. Meclis uygun bulmuş. Aradan 5 yıl geçmiş. Bakanlar Kurulu bu anlaşmanın feshi diye karar çıkmış, vazgeçilmiş. Mevzuat ve uygulama bu şekilde. Bakanlar Kurulu kararıyla vazgeçilmiş kararla ilgili tekrar bir kanun çıkarılmasının örneği yok.

"TBMM'NİN ONAYLAMASI İLE ULUSLARARASI SÖZLEŞME UYGULAMAYA GİRMİYOR"
Bu konuyu hayretle izliyorum. Bu kararname değil, Cumhurbaşkanlığı kararı. Bir idari işlemdir. Bununla ilgili Danıştay'a başvurulabilir. Burada şaşırdığım husus şudur. İlk defa karşılaştığımız, hukukta ilk defa karşımıza çıkan sorunu teorik olarak tartışıyormuşuz gibi yapıyoruz. 1963'den beri Türkiye'de uygulanan bir sistem var. 1990'lı yıllarda da var, yakın zamanda da var. Örnekler üzerinden gidersek sorun kalmıyor. Yeni bir mevzuat hazırlıyoruz, bu konuyu nasıl yapalım dendiğinde amenna. 1997 tarihli rahmetli Süleyman Demirel imzasıyla sona erdirilen anlaşmalar var. Meclis'in onaylamasıyla uluslararası sözleşme uygulamaya girmiyor. Bu gerek şarttır. Uygun bulma kanunu olmadan Cumhurbaşkanı onaylamaz. Uygun bulma kanunu olması Cumhurbaşkanının onaylamasını zorunlu kılmıyor. Onayladıktan sonra da vazgeçebilir. Mantıkta mümkün, muhtemel arasında bir fark vardır. Marmara denizinde ayran yapabilmek mümkün müdür, mümkündür, yeterli yoğurt bulursanız yapabilirsiniz. İhtimal ise gerçeklerden hareketle yapılabilecek bir şeydir.

"KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİ DAİR KANUN YÜRÜRLÜKTE"
Şu an İstanbul Sözleşmesi yürürlükte. 3 ay geçtikten sonra. Sözleşmeden nasıl çıkalacağı bildiriliyor. Tanımış olduğu sürenin bitmesi gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi'nin maddelerine yapılan mahkemelerce atıfa rastlamadım. Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun var. O kanun yürürlükte. Mahkemeler o kanuna binaen uygulama yapıyor. O kanun ancak kanunla değiştirilebilir. Sokaktaki vatandaşın İstanbul Sözleşmesi üzerinden kadına karşı şiddete karşı şu çok önemlidir, ahlaki olarak kötüleştiriyor tartışmasını mübalağalı buluyorum. Bu konularda iç hukuk düzenlemeleri önemli. Sözleşme bir çerçeve sunuyor sadece.

MONTRO BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ NEDİR?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 1936'da imzalanan ve Türkiye'ye İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinde kontrol ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkı veren uluslararası sözleşme. Sözleşme, Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam kontrol hakkı verir ve barış zamanı sivil gemilerin özgürce geçişini garantiler. Sözleşme, Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkelere ait savaş gemilerinin geçişini sınırlar.

Boğazların statüsü ve gemilerin geçiş rejimi ile her zaman yakından ilgilenen Birleşik Krallık'ın Türkiye'yi desteklemesine paralel olarak Balkan Antantı Daimi Konseyi'nin 4 Mayıs 1936'da Belgrad'da yaptığı toplantıda Türkiye'nin teklifini destekleme kararı alınmıştır. Türkiye'nin girişimi Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nin diğer akitleri tarafından da kabul edilince Boğazlar'ın rejimini değiştirecek olan konferans, 22 Haziran 1936'da İsviçre'nin Montrö kentinde toplanmıştır. İki ay süren toplantılardan sonra 20 Temmuz 1936'da Bulgaristan, Fransa, Büyük Britanya, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Türkiye tarafından imzalanan yeni Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye'nin kısıtlanmış hakları iade edilmiş ve boğazlar bölgesinin egemenliği Türkiye'ye geçmiştir.

Türkiye daha önce Sovyetler Birliği ile yaptığı saldırmazlık antlaşması uyarınca Sovyetler Birliği'nin de desteği alınmıştır. Sözleşme 9 Kasım 1936'da yürürlüğe girmiş ve Milletler Cemiyeti Sözleşme Serisi'ne 11 Kasım 1936'da kaydedilmiştir. Günümüzde yürürlüktedir.
tbmm haber oku mustafa şentop boğazlar anlaşması
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ordu’dan 81 ilde 81 okula fındık
Ordu’dan 81 ilde 81 okula fındık
Sertifikasız tohum uyarısı
Sertifikasız tohum uyarısı
Bebeklerini göremeyen aileler için online sistem
Bebeklerini göremeyen aileler için online sistem