Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

'Rum yönetiminin tezleri güvenceye alındı'

'Rum yönetiminin tezleri güvenceye alındı'
Rum basını: 'Türkiye-AB Yatay Havacılık Anlaşması ile Rum yönetiminin tezleri güvence altına alındı'
15.02.2012 / 15:51


Türkiye'nin Güney Kıbrıs dışında, Avrupa Birliği'nin 26 üye ülkesi ile daha önce imzaladığı ikili havacılık anlaşmalarını yasal zemine kavuşturacak Türkiye-AB Yatay Havacılık Anlaşması için Avrupa Komisyonu'na yetki verilmesi konusunda "olumsuz dengeler olmasına karşın Rum yönetiminin tezlerini güvence altına almayı başardığı" iddia edildi.

 

Kıbrıs Rum Kesiminde yayınlanan gazetelerden Politis "Havada Da Kıbrıs Sorunu Usulü Savaş... Konsey'den Türkiye İle Havacılık Hizmetleri Anlaşmasına Yeşil Işık" başlığıyla yansıttığı haberinde Türk medyasında AB'nin Türkiye ile havacılık hizmetleri anlaşmasında Rum tarafının devre dışı bırakıldığı haberleri yansıtılırken, Rum tarafının "tezlerini güvence altına almayı ve manevra olanağı olmayan bir durumu verimli yönetmeyi" başardığını yazdı.



Brüksel çıkışlı haberinde, tamamen teknik nitelikli yatay havacılık anlaşması noktasına gelinmesinin neredeyse 7 yıl sürdüğüne işaret eden gazete, yatay havacılık anlaşması meselesinin kendine özgü karakteristiğiyle Kıbrıs sorunu ve Rum-Türk anlaşmazlıklarının AB'nin bütün düzeylerine aldığı boyutların vurgulandığını belirtti.



Brüksel'deki kaynakların Güney Kıbrıs'ın önemli çıkarları tehlikeye girmemesine karşın meselenin, Kıbrıs sorunu aracılığıyla siyasi korku filmi haline dönüştüğü belirttiklerini yazan gazete, "Aynı kaynaklar Kıbrıs sorunu dürbününün bir yandan Kıbrıs hükümetini, düşük öneme sahip konularda dahi siyasi-diplomatik kriterlerle hareket etmeye, Komisyon'u ve AB üyelerini de AB'yi yoran ve Kıbrıs'ın itibarını tehdit etmeye başlayan tehlikeli bir kısır döngü yaratarak Kıbrıs'ı by-pass etme çabasına girmeye

zorladığını vurguladılar" ifadesini kullandı.



Gazete özetle şunları yazdı:



"Havacılık hizmetleriyle ilgili konulardaki bir anlaşmanın engellenmesi için Konsey'de özel çoğunluk gerekiyordu ancak hiçbir ülke anlaşmayı engellemek niyetinde değildi çünkü kendini Avrupa Birliği Adalet Divanı önünde bulabilirdi ve bu meseleyi o kadar da önemli bulmuyordu.

 

Böylece Lefkoşa 2010 Mart'ında Komisyon tarafından hazırlanan ve 1963 yılında parafe edilmesine karşın 64'te çıkan olaylar nedeniyle onanmayan Türkiye-Kıbrıs Cumhuriyeti ikili anlaşmasına yer verilmeyen anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı. Ancak ardından yaptığı hassas icraatlarla ve bütün cephelere karşı büyük bir savaş vererek anlaşmaya üç metin ekletmeyi başardı.

 

Anlaşmaya, Kıbrıs'ın endişelerini kaydetmekle kalmayıp Kıbrıs tezlerini ve 63 anlaşmasını kelime kelime tesis eden ve Türkiye'ye ivedilikle Ankara Protokolü'nü hayata geçirerek taşımacılıkta Kıbrıs Cumhuriyeti'ne uyguladığı bütün kısıtlamaları kaldırma çağrısı yapan bir Avrupa Konseyi ve Komisyonu'nun ortak beyanı ve bir AB'nin bir beyanı eklendi.

 

Buna paralel olarak Konsey-Komisyon ortak beyanında; üye ülkelerin bütün havayolu şirketlerinin; diğer üye ülkelerin Türkiye ile yaptığı ikili sözleşmelerde belirtilen hava güzergahlarına istisnasız erişim hakkına sahip olduklarını vurgular deniliyor. Bu da teorik olarak Kıbrıs Havayolları Şirketine, örneğin Paris üzerinden İstanbul'a uçma hakkı veriyor."



 



 



Bu haber toplam 141 defa okundu
YAZARLAR