DSP Genel Başkanı Masum Türker; "Değerli arkadaşlar, Öncelikle hepinizin bayramını kutluyorum. Bu bayram inşallah sevginin kardeşliğin arkadaşlığın pekiştiği siyasetin Türkiye sorunlarına çözüm aradığı günlerin başlangıcı olur.
Van depremi dayanışmayı, birlikte olmayı, vatandaş olarak kavgaları ikinci plana atmamızı sağladı. Ancak terör örgütlerinin böyle hazin günleri bile tanımayarak tekrar terör faaliyetlerini sürdürmeleri Türkiye üzerinde ciddi hesaplar olduğunu gösteriyor. Bu nedenle birlikte ve dayanışma içinde olmamız gerekiyor.
Bu dönem partimizin yeniden çıkışının da başlangıcıdır. Çünkü bilindiği gibi herkes partimize her açıdan saldırdı. Bu saldırı,2002 yılından bu yana rahmetli kurucumuz Bülent Ecevit’in Irak harekatına ‘hayır’ demesiyle başlamış ve halen bitmemiş bir projedir. Sürekli bizden seçilen belediye başkanları, milletvekilleri ayartıldı, bunlar başka partilere gitti. Hatta bunlardan hızını alamayıp AKP’ye gidenler bile oldu. Bu arada 2007 yılında seçime girmedik. 2011 yılında da seçime girmememiz için ciddi bir baskı yaşadık.Fakat 2011’de seçime girdik. Bu seçim dış konjonktürün, yani bizim partililerin,partinin insiyatifi dışında, bütün siyasi partilere yönelik tezganlanmış sonuçla bitti. Biz de bunu dikkate alarak partimizi yeniden yapılandırmak ve yeni arkadaşları katmak üzere yeniden örgütleniyoruz.. Bu arada bazı arkadaşlarımızın hala arayış içinde olmalarını doğru bulmuyorum.Kongre zamanları yarışalım.Kurultay zamanları yarışalım.Ama diğer zamanlarda el ele verip partiyi birlikte büyütelim. Birlikte büyüttüğümüz parti yarış zamanı çok daha önemli hale gelir.
Bunu çeşitli şekillerde sabote etmek isteyenler,interneti kullanıp partiye zarar vermek isteyenler var. Biz onları hoşgörüyle karşılıyoruz. Bülent Ecevit ölmeden önce ‘Ben ölene kadar DSP’liyim’ demişti. Bundan sonrada Bülent Ecevit bizim varlığımızla DSP’li olarak yaşıyacak.Çünkü biz Bülent Ecevit’in partisinin mensubuyuz.Demokratik Sol Parti’nin diğer adı Bülent Ecevit’in Partisi’dir. Bülent Ecevit’in öğrencisi olmak, onun partisinde bulunmak bize onur verir şeref verir. Böyle dürüst böyle büyük bir devlet adamının, devletin çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutmuş bir şahsiyetin fikirleri etrafında bulunmak, bizim onurumuzdur.
Şu anda Türkiye’de her şey güllük gülistanlık gibi gösterilmek isteniyor. Ama örtülü bir ekonomik kriz yaşanıyor.
Terör aldı başını gidiyor. Şu anda bunun çözümü için de ciddi bir işaret göremiyoruz. Hükümet’in bu konuda daha ciddi önlemler alması gerekiyor.Nitekim Hükümet üyelerinin bel bağladıkları Barzani bile kendilerinin önerdiği çözümlerden yana olmayacağını bizim ülkemizde açıkça söyledi. Bu nedenle bir taraftan terör, bir taraftan ekonomik kriz… Türkiye’de bütünleşmenin, birleşmenin tıpkı Van olayında olduğu gibi tam zamanıdır. Ama Hükümet’in de ülkenin hükümeti olduğunu, kendisine oy veren ve vermeyenlerinde haklarının korunması gerektiğini bilmesi gerekir.
Kanun Hükmünde Kararname’lerle son dönemde bütün istediklerini yapmaya çalışan Hükümet, ülke sorunlarının çözümü konusunda bir noktaya gelememiştir. Halkın gözünden kaçırarak bir takım düzenlemeler yapması doğru değildir. Hükümet bir an önce Kanun Hükmünde Kararname’lerle yaptığı düzenlemeleri süratle Parlamento’da ele almalıdır. Hükümet KHK’larla bağımsız olan kurulların bağımsızlığını elinden almıştır. Bu düzenlemelerle kurullar siyasi etkiye açık hale gelmiştir. Bunun düzeltilmesi gerekir.
Önümüzdeki dönemin barış, huzur ve Türkiye’nin sorunlarına birlikte çözüm arama dönemi olması dileğiyle hepinizin bayramını kutluyorum." dedi.