(Fatih ALTAYLI/HABERTÜRK) - Rahatsız oldunuz değil mi?
Dün Türkiye'nin en çok tartışılan konularından biri Habertürk'ün manşetiydi kuşkusuz.
Manşetteki "sırtından bıçaklanmış kadının" fotoğrafı.
Çok sarsıldınız değil mi?
Bize sövdünüz.
Bana sövdünüz.
Eleştirdiniz beni.
"Ahlaksız, vicdansız herif" dediniz değil mi?
"Bu fotoğraf basılır mı gazeteye" dediniz.
"Bu ne rezalet" dediniz.
Bana söverek, Habertürk'e söverek vicdanlarınızı rahatlattınız değil mi?
Biliyor musunuz, böyle yapacağınızdan en küçük kuşkum yoktu.
Ne tepkiler alacağımı, nasıl kızacağınızı, nasıl kükreyerek üzerimize saldıracağınızı biliyordum.
En küçük bir şüphem yoktu olacaklardan.
Çünkü bir gün önce yazı işleri toplantısında da aynı durum oluştu.
Yazı işlerimizin hemen hemen tamamı, "Bu fotoğraf basılır mı" dediler.
Normal, sıradan, ahlaklı görünmekten başka bir derdi olmayan insanlar bu fotoğrafı basmazdı biliyorum.
Ama ben basarım.
O fotoğrafı niye bastım biliyor musunuz?
Bu tepkiler için.
Sizin içinizi acıtmak için. Yüreğinizi dağlamak için.
Kızmanız için, köpürmeniz için.
Çünkü "kadına şiddet" denilen "rezilliğin", gözü morarmış bir kadından ibaret olmadığını gözünüze sokmak için.
Aylardır Ayşe Paşalı'nın fotoğrafını koyuyoruz gazeteye.
Ayşe Paşalı'nın ve Ayşe Paşalı’ların.
"Sözde" çok üzülüyor, sözde "çok büyük duyarlılık" gösteriyorsunuz.
Ama ne duyarlılık.
Fotoğrafa bakıyor ve geçiyorsunuz. Çünkü kadına şiddet denilen şeyin "morarmış bir gözden ibaret" olduğunu düşünüyorsunuz.
Gerisi umurunuzda değil.
Yazının devamını okumak için…